Tamam kabul ediyorum akademik çalışmalara daldım ihmal ettim biraz ama tek suçlusu ben değilim. Memleketin içinde bulunduğu durumda kalkıp da bu dizi çok güzel izlesenize diyemedim. Şimdi düzeldi de mi yazıyorum peki? Yooo! Düzeleceği de yok bir süre ama her şeye olduğu gibi buna da güzel güzel alıştık işte. Bence insanoğlu bukalemundan daha yetenekli adaptasyon işinde zaten.
Neyse bunlardan daha fazla bahsetmek istemiyorum burada.
Zaten gecikmeme sebep olan bir konu daha var=> Torba diziler!
Evet evet yanlış duymadınız! Bir gecede toplu halde çıkan kanunlar gibi oldu dizi piyasası bu sene. Hızına yetişebilmek ne mümkün! Şu dizi de yeni başlamış ona da bir bakıp öyle yazayım, aman yarın da bu başlıyormuş derken önünü alamadık!
Bu sebeple bu yazımda iyi ya da kötü gözüme takılanları yazmaya karar verdim ben de;
*9 bölüm geçti ancak yazabiliyorum ama bu bölümlerin hepsi birbirinden lezzetliydi, karşınızda 2016 yılının Kara Melek'i => HAYAT ŞARKISI!
Hala izlemeye başlamamış olan varsa internetten ilk 9 bölümü su gibi içsin haftaya salı 10. bölümde buluşalım. Neden mi? Bir kere en büyük sebebi Burcu Biricik fırtınası! Kesinlikle yetenek abidesi. Kendisini önceki projelerinde de beğeniyordum fakat bir türlü öne çıkamamıştı. Sanıyorum bunu Şeref Meselesi dizisiyle başardı ki başarılı bir casting sonucunda Hayat Şarkısı'nın başrolünde Hülya olarak efsane bir karaktere can vererek adını Türk dizi tarihine yazmayı başarıyor. Elbette ki Burcu Biricik'in yeteneğinin yanı sıra Hülya'nın çok güzel,çok ince yazılmış olmasının da payı büyük. Hele bir de çocukluk sahneleri var ki küçük oyuncu Sibel Melek Arat hem gülmekten hem de şaşkınlıktan ağzımızı açık bırakıyor her sahnesinde. Kendi adıma ben Hülya'nın çocukluğuna geçişleri sevdim. Bu uygulamayı Merhamet dizisinde Narin karakteriyle görmüştük ilk. Sanırım o dizinin başarısının, duyguyu bu kadar karşı tarafa geçirebilmesinin sebeplerinden biri de bu sahnelerdi. Ki kendi adıma bazen Merhamet tadı alıyorum diziden,müziklerin de bunda katkısı büyük. Hayat Şarkısı ekibi de hem bunu hem de küçük Melek'in seyirci üzerindeki etkisini fark etmiş olacak ki flashback sahneleri gittikçe artıyor.
Ama elbette ki dizinin başarısının sebepleri bunlarla sınırlı değil. Senaryo her hafta beni şaşırtmaya devam ediyor. Tam olaylar ortaya çıktı daha ne olabilir derken başarılı şekilde olay örgüsü büyümeye devam ediyor.
Bir de benim açımdan (kadronun tamamı çok iyi o ayrı) bir Ahmet Mümtaz Taylan gerçeği var elbette ki! Kendisi arkadan yürüyerek geçse bile izlerim zaten ama dizideki Bayram Cevher karakteri anca onunla bu kadar can bulabilirdi sanırım. Dramın ortasındaki kocaman kahkahalarımın müsebbibidir kendileri,izleyin!
* Düzenli takip edemesem de fena bulmadığım, ara ara baktığım yapımlardan da bahsedelim biraz.
- Salı akşamları Show TV'de Kış Güneşi Şükrü Özyıldız ve Aslı Enver eşliğinde öncelikle görsel bir ziyafet sunmakta. Endemol Shine Türkiye'nin yapımcılığını üstlendiğini düşünürsek yüksek bütçeli kaliteli de bir dizi. Ama olaylar çok da yakalamadı beni açıkçası. Yine de bir bakın derim. Bu arada Show TV yarışa sonradan dahil oldu ama hızlı geliyor. İstanbul Sokakları ve Oyunbozan isimli iki yeni dizi yolda.
- Bir süre sıkı takip edip sonradan temponun yavaşlamasıyla ara sıra bakmakla yetindiğim bir dizi de Fox TV'nin perşembe akşamları yayınladığı Kördüğüm. Belçim Bilgin bir türlü karaktere mi giremiyor yoksa karakter mi bu kadar donuk çözemedim ama olmayınca olmuyor =/ (Not:Annemin Yarası isimli muhteşem bir filmde oynamış kendisi ki gayet başarılı buldum oyunculuğunu. Belki de TV'nin her hafta bir film tadında çekilen dizileri yoruyor ondan böyledir)
-Evet sonunda yaprak dökümü başladı sayın yönetmen,tebrikler!!! Kiralık Aşk'ın peşinden koşmuyorum artık. Şans verelim dedik, bir bildiği vardır dedik ama "sex sells" kafasına da girdin ya artık bu projeden hayır beklemiyorum. Etrafımda da kiminle konuşsam eski tadı kalmadı, bakıyorum ama arada işte alışkanlıktan gibi yorumlar duyuyorum. Hala arada izliyorsak bil ki Defne-Ömer ve Koriş'in hatırasına hürmetimizden. Yazık ettiniz canım diziye. Bari uzatmadan final yapınız bu sezon =(
BONUS 1=> TATLI İNTİKAM
Ne yalan söyleyeyim tanıtımlar ilk dönmeye başladığında pek şans vermiyordum bu diziye. Kiralık Aşk rüzgarına kapılıp romantik komediyi keşfeden Türk dizi piyasası pastadan pay almaya çalışıyor diyordum. Ama fena yanıldım (en azından şimdilik) Nerde KA'daki İz nerde buradaki Pelin. Leyla Tuğutlu sonunda karakterini buldu! Cumartesi akşamları başka bir işiniz yoksa Kanal D'ye bir bakın derim, oldukça keyifli. Yalnız ne ara geldiniz de çalıştığım üniversitede çekim yaptınız arkadaş ya, yine denk gelemedim iyi mi! Zalımsın kader =(
BONUS 2=> 46 YOK OLAN...
İşte Türk dizilerinde görmek istediğimiz hareketler bunlar! Erdal Beşikçioğlu is back!
Her ne kadar başlamadan önce kıskanç kafalardan çıktığını düşündüğüm " kopyacılar ya,breaking bad çakması yapmışlar" cümleleri etrafta dolaşıyor olsa da bunlara en iyi cevabı yine dizinin kendisi verdi. Başrolün kimyayla ilgilenmesi dışında (ve fena halde yetenekli olması dışında) bir benzerlik göremedim ben. Kaldı ki azıcık emeğe saygı göstersek nasıl olur acaba? Adamlar ne kadar yetenekli oyuncu varsa çağırmış, özgün bir konu bulmuş, daha önce görülmemiş bir psikolojik-gerilim dizisi yapmış yetmemiş süresini de 1 saatle sınırlamış. Demek ki bir şeyler düzelebilir, düzelmeye başlıyor.
Toplamında ne çıkmış ortaya derseniz ben ilk bölümden sonra korkudan uyuyamadım bi süre çizgi film falan izledim. Ama tabi bir can sıkıcı noktası var o da günler saatler çuvala girmiş gibi diziyi alıp pazar gecesi saat 23:00'e koymuş olmaları.
Sevgili Star TV! Eeeeeyyyy Star TV!
Dizi 1 saatlik olduğu için prime time 'a koymaktan çekinmiş olabilirsin anlıyorum.Konu açısından da ev hanımı ablaları, emekli amcaları cezbedecek bi şey değil pek,yani neticede bir Yaprak Dökümü değil. Ama insaf! Kaliteli yapım izlemek isteyen izleyicinin hiç mi hatrı yok sizde? Sizin sektörde zaten mesai kavramı pek yok farkındayım ama biz geri kalan işçi sınıfı için pazartesi sendromu diye bir şey var! O saatte o diziyi izleyip koşarak yatağa girsek bile sabah 6'da kalkmak ne kadar zor haberiniz var mı?
Arz ederim...